Mersin Büyükşehir Belediyesi, 'Kadın Dostu Kent' vizyonuyla eşitlik, özgürlük ve güçlenme temelli politikalarını kentin her noktasında hayata geçiriyor. Kadınlar, belediyenin sunduğu desteklerle hayatlarını şekillendiriyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ise, bu kapsamda yalnızca bir anma günü olmaktan çıkıp, özgür bir kent yaşamının sembolü haline geliyor.
Belediye, tüm kadınların kendini güvende ve özgür hissedeceği bir kent yaratmak için çalışıyor. 2019'dan bu yana, eğitimden üretime, kültür-sanattan siyasal temsile kadar onlarca alanda kadınları önceleyen politikalarını genişletiyor. Bu çabalar, kadınların kent yaşamında aktif rol alabileceği bir yerel mekanizmanın temelini oluşturuyor.
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu, eşitlik temelli politikaları katılımcı bir anlayışla yürüttüklerini belirtiyor. Dokucu, kadınların bir araya gelerek hem birbirleriyle hem de belediye ile bağlantı kurduğunu, farkındalık çalışmalarıyla onlara ortam sağlandığını ifade ediyor. Sivil toplum ve kamu kurumlarıyla düzenli toplantılar, bu destek ağının önemli bir parçası.
Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi'nden Uzman Astronom Dr. Yonca Karslı, Mersin'de bilimin ışığıyla yaşamanın farkına değiniyor. Karslı, "Bu şehirde bilime değer veren, kadını önceleyen bir belediye ile birlikte daha görünür ve daha güçlüyüz" diyerek, tarih boyunca bilimde geri planda tutulan kadınlar için Mersin'in bir fırsat alanı olduğunu vurguluyor.
Menderes Mahallesi Muhtarı Ebru Soysal, kadınların siyasal alanda temsilinin önemine dikkat çekiyor. Soysal, yerel yönetimlerle kurulan iyi iletişimin mahalle sorunlarının hızla çözülmesine katkı sağladığını söylüyor. "Kadın muhtarlar daha da çoğalacak" diyen Soysal, Mersin'de bir kadın olarak kendini daha güçlü ve özgür hissettiğini belirtiyor.
Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi'nde öğretmenlik yapan Tülay Ağırağaç, kız çocuklarına özel bir önem atfediyor. "Biz bir gelecek inşa ediyoruz" diyen Ağırağaç, kadınların her yerde olmasının daha aydınlık bir gelecek anlamına geldiğini ifade ediyor.
Mersinli Senem Kuzu, kentin sahil şeridindeki dönüşümün güven duygusunu nasıl artırdığını anlatıyor. Eskiden güvenli hissettirmeyen ışıklandırmaların yerini, şimdi kafelerin, kontrol noktalarının ve düzenli aydınlatmanın aldığını belirterek, sahilde yürürken kendini daha güvende hissettiğini söylüyor.
Belediye otobüs şoförü Sultan Yüksel, Türkiye'de kırsal hatlara çalışan ilk kadın şoförlerden biri olmanın gururunu yaşıyor. Geleceğin güçlü kadınları olacak kız çocuklarını güvenle taşımaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ediyor.
Sosyal medya içerik üreticisi Dilem Can, emeğinin değerini hissettiği bir kentte olduğunu, belediyenin kendisini her anlamda desteklediğini söylüyor. MERCEK Mesleki Eğitim Merkezi kursiyeri Handan Şen ise, ekonomik özgürlük kazanmanın bir kadın için en önemli şeylerden biri olduğunu vurguluyor. Belediyenin kursları sayesinde hem meslek edindiğini hem de sosyalleştiğini belirtiyor.
Doğduğu günden beri Mersin'de yaşayan Meryem Almış, belediye politikaları sayesinde kadınların özgüveninin arttığını, ev hanımlarının dahi sürekli üretebildiğini söylüyor. Filiz Ayaz ise, gece saatlerinde bile sahilde özgürce gezebilmenin, kentte huzur ve güvenle yaşadığının en büyük kanıtı olduğunu dile getiriyor.
Haberin görüntüsünü indirmek için tıklayınız.