Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Danıştay 10. Dairesi'nin Alpu Ovası'na yapılması planlanan kömürlü termik santral projesine ilişkin verdiği bozma kararını değerlendirdi. Ataç, "Alpu Ovası'nı korumak, Eskişehir'in geleceğini korumaktır" dedi.
Ataç, Danıştay kararıyla santral dayatmasının hukuki zemininin bir kez daha çöktüğünü ifade etti. Bu kararın sadece bir dava sonucu değil, Eskişehir'in toprağına, suyuna ve yaşam hakkına dair açık bir ilke beyanı olduğunu vurguladı.
Ataç, Alpu Ovası'nın Büyük Ova Koruma Alanı statüsünde olduğunu hatırlattı. Bu statünün, tarım arazilerinin bütünlüğünü korumayı kamunun ortak sorumluluğu haline getiren bağlayıcı bir güvence olduğunu söyledi.
Kararda vurgulanan risklerin herkesin hayatına dokunduğunu belirten Ataç, kömürlü termik santralin hava, su ve toprak kirliliği anlamına geldiğini kaydetti. Bu durumun tarımsal verimi düşüreceğini, gıda güvenliğini tehlikeye atacağını ve halk sağlığını riske sokacağını ifade etti.
Ataç, kararın en kritik yönlerinden birinin, proje için üstün bir kamu yararı bulunmadığının tescillenmesi olduğunu söyledi. Kamu yararının toprağı kirleten, suyu riske atan bir yaklaşımla kurulamayacağını vurguladı.
Ataç, bu kararın Alpagut–Atalan ve Bozdağ bölgesindeki altın madeni arayışı gibi, doğayı tehdit eden tüm girişimlerde de hukukun ve bilimin esas alınması adına emsal olmasını diledi.
Ataç, bu mücadelede emeği geçen yurttaşlara, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına, bilim insanlarına ve üreticilere teşekkür etti. Hukukun işaret ettiği doğrultuda hareket edilmesi ve Alpu Ovası'nı tehdit eden her türlü girişimden vazgeçilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.