Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı bir kreşte bir çocuğun darp ve istismara uğradığı iddialarına ilişkin, "Biz öncelikle personelin açığa alınmasını beklerdik. Herhangi bir iddia bizim için çok önemli. Fakat denetim süreçlerinin ne minvalde ilerlediğine dair bize intikal eden herhangi bir şey olmadı. Normalde bu tür süreçlerde personel açığa alınır, soruşturma yürütülür, aileye gerekli destek sağlanır. Fakat aileyi dinlediğimizde böyle bir sürecin yürütülmediğini ne yazık ki gördük. Bizler tabii aileyi yalnız bırakmayacağız." dedi.
Bakan Göktaş, Eyüpsultan'da İBB'ye bağlı kreşte darp ve istismara uğradığı iddia edilen 3 yaşındaki çocuğun ailesini ziyaret etti. Ziyaret, ailenin yaşadığı sıkıntıya resmi bir dikkat çekti ve devlet desteğinin somut bir işareti oldu.
Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Göktaş, olay basına yansımadan önce aralık ayı sonunda aileye danışmanlık hizmeti verdiklerini söyledi. Bakan, ailenin 3 Aralık'tan bu yana süren adalet arayışını öğrendiğini belirterek, "Duyduklarım gerçekten akıl dışıydı" ifadesini kullandı.
Göktaş, yaptıkları incelemede, söz konusu yerin 'çocuk etkinlik merkezi' adı altında faaliyet gösterdiğini ve ne Milli Eğitim Bakanlığı ne de kendi bakanlıklarının denetim mekanizması içinde olmadığını tespit ettiklerini açıkladı. Bu durum, ciddi bir denetim boşluğuna işaret ediyor.
Bakan, çocuğun üstün yararını ve ailenin hukukunu gözeterek hem danışmanlık ve psikososyal destek vereceklerini, hem de 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında hukuki sürece dahil olacaklarını taahhüt etti. Valiliğin müfettiş görevlendirdiğini ve Bakanlık olarak kendi teftişlerini başlattıklarını da sözlerine ekledi.
Bakan Göktaş, ailenin olayı kendisinin tespit ettiğini ve ilgili mercilere başvurmasına rağmen sesini duyuramadığını aktardı. Kamera kayıtlarına ancak 20 gün sonra ulaşabildiklerini belirten Göktaş, iddia edilen olayların kameranın olmadığı sınıf, lavabo gibi kör noktalarda yaşandığını ifade etti.
Göktaş, bu tür kurumların denetimsiz kalmaması gerektiğinin altını çizdi. Farklı kurum adları altında faaliyet göstererek denetim dışı kalmanın yasal olmadığını vurgulayarak, benzer vakaların önlenmesi için sistemdeki bu açığa dikkat çekti.